ATATÜRK'ÜN HAYAT FELSEFESİ Ölümünden birkaç gün önce arkadaşlarından bir gruba, ömür boyu vermiş olduğu mücadelenin gelecek nesillere yararlı olacağına ve milletin ölümünden sonra da, göstermiş olduğu medeniyet ve gelişme yolunda ilerleyeceğine inandığını söyledi.
Hayatına kastedildiği zaman söylemiş olduğu
![]() Romanya Dışişleri Bakanı Viktor Antenesku ile yaptığı son konuşmalarından birinde hayat felsefesinin niteliğini ve özelliklerini yansıtır.
"Vaktiyle kitaplar karıştırdım. Hayat hakkında filozofların ne dediklerini anlamak istedim. Bir kısmı her şeyi kara görüyordu. Madem ki hiçiz ve sıfıra varacağız, dünyadaki geçici ömür esnasında neşe ve saadete yer bulunamaz diyorlardı."
"Başka kitaplar okudum, bunları daha akıllı adamlar yazmışlardı. Diyorlardı ki: Madem ki sonu nasıl olsa sıfırdır, bari yaşadığımız müddetçe şen ve şakır olalım."
"Ben kendi karakterim itibariyle ikinci hayat anlayışını seçiyorum, fakat şu şartla; Bütün insanlığın varlığını kendi şahıslarında gören adamlar mutsuzdurlar. Besbelli ki o adam fert olarak yok olacaktır. Herhangi bir şahsın yaşadıkça memnun ve mutlu olabilmesi için gereken şey, kendisi için değil kendisinden sonra gelecekler için çalışmaktır. Makul bir adam, ancak bu suretle hareket edebilir. Hayatta tam zevk ve saadet, ancak gelecek nesillerin şerefi, varlığı ve mutluluğu için çalışmakta bulunabilir.
Herkesin kendine göre bir zevki var. Kimisi bahçe ile meşgul olmak, güzel çiçekler yetiştirmek ister. Bazı insanlar da adam yetirmekten hoşlanır. Adam yetiştiren insanda çiçek yetiştirendeki duygularla hareket edebilmelidir.
Ben düşündüklerimi sevdiklerime olduğu gibi söylerim. Aynı zamanda gerekli olmayan bir sırrı kalbimde taşımak iktidarında olmayan bir adamım. Çünkü ben bir halk adamıyım. Ben düşündüklerimi daima halkın karşısında söylemeliyim. Yanlışım varsa halk beni yalanlar. Fakat şimdiye kadar bu açık konuşmamda halkın beni yalanladığını görmedim.
Milletler keder ve felaket görmemelidirler. Devlet adamlarının görevi onları, hayat mutluluk ve sevgi ile karşılayacak şekilde idare etmektir. ATATÜRK MÜTEVAZİ BİR İNSANDI! "Atatürk'ün Bilinmeyen Hatıraları" adlı eserinde Münir Hayri Egeli Atatürk'ü şöyle anlatır:
Atatürk kendisinin insanlar üstü bir şekilde gösterilmesinden hiç hoşlanmazdı. Çocukluk arkadaşı Nuri Conker'in sert şakalarını büyük bir neşe ile dinler ve hepimizin önünde tekrarlardı.
Birgün sofrada ismini zikretmek istemediğim bir zat;
-Paşam demişti; kim bilir çocukluğunuzda ne müstesna bir insandınız. Kim bilir ne harikulade hatıralarınız vardır.
Atatürk güldü ve Nuri Conker'e döndü.
-Nuri anlatsın dedi.
Nuri Bey her zamanki latifeci diliyle;
-Bakla tarlasında karga çobanlığı ederdi cevabını verdi. Deminki suali soran zat lafın bu mecrayı almasından fena halde ürktü. İnsan ürkmesi de başka şeye benzemezdi. Sorduğuna bin kere pişman oldu.
-Aman efendim diyecek oldu.
Atatürk sözünü kesti ve şöyle dedi.
-Bana insanlar üstünde bir doğuş atfetmeye kalkmayınız. Doğuşumdaki tek fevkaladelik Türk olarak dünyaya gelmemdir. Ahmet MEYDAN Çan İbrahim Bodur Anadolu Lisesi Tarih Öğretmeni DİĞER YAZILAR
23 Nisan'da Yeni Bir Türk Devleti Doğuyor. Ayrıntılar
İstiklal Yolunda, İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy Ayrıntılar
Kıbrıs davasına adanmış bir ömür, Rauf DenktaşAyrıntılar
Öğretmenler Günü Kutlu Olsun. Ayrıntılar
Ulu Önderimiz Atatürk'ün Samsun'a çıkışının 92. yılını kutluyoruz.Ayrıntılar
Cumhuriyete Giden Yol Ayrıntılar
| |||||
Sami Gül samigul48@hotmail.com |
|||||