KIBRIS DAVASINA ADANMIŞ BİR ÖMÜR, RAUF DENKTAŞ

1924 yılında Kıbrıs'ın batısında Baf ilçesindeki
Kasaba'da bir yargıcın dördüncü ve en küçük oğlu olarak dünyaya geldi Rauf Denktaş.
Lefkoşa'da İngiliz okulunda beraber okuduğu bir sınıf arkadaşı ona doğal bir lider, iyi bir yürüyüşçü, iyi bir sporcu ve aynı bir zamanda iyi bir akademisyen olarak ifade etti.
Genç yaşta politik konularla ilgilenmeye ve Dr.Fazıl Küçük tarafından çıkarılan "Halkın Sesi" gazetesinde Türk toplumsal sorunları hakkında köşe yazıları yazmaya başladı.
İngiltere'de hukuk eğitimi gördü ve 1947 yılında Lincoln's lnn'da Baro'ya çağrıldı. Bir başka Kıbrıs'lı, Glafkos Klerides ise birkaç yıl sonra Gray's lnn'de Baro'ya alındı.
DENKTAŞ SAVCI OLUYOR
Kıbrıs'a döndüğünde, hukukla meşgul oldu. Dokuz yıl Kıbrıs Savcılığı'nda bulundu. Müstemleke yönetimi (İngiliz Valiliği) tarafından "Türk Meseleler Komisyonu" na atandı. Denktaş. Aile Yasası, Müftülük ve Evkaf gibi Kıbrıs'lı Türkler için önemli bazı yasaların oluşturulmasını sağladı ve bunları İngilizler'e kabul ettirdi.
DENKTAŞ TMT'nı KURUYOR
EOKA (Kıbrıs Savaşçıları Ulusal Örgütü) İngilizler ve Türkler'e karşı terör kampanyasına başladığında Denktaş, Kıbrıslı Türk silahlı mukavemet hareketini kurarak buna karşılık verdi. VOLKAN olarak adlandırılan bu grup, silahtan yoksun durumdaydı ve üyeleri adanın çeşitli yerlerine dağılmışlardı. Fakat zamanla bazı silahlar, Türkiye'den adaya sızdırılarak bu küçük gruplara dağıtıldı. Daha sonra ismi Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) olarak anılmaya başladı.Kıbrıs Türk halkı, bu teşkilat içerisinde görev alanları "Mücahitler" olarak adlandırdı, bu tanımlama kalıcı oldu. Bu anti-terörist hareketin güç üssü Lefkoşa'nın banliyösü Gönyeli ve Ortaköy idi.Bu bölgede TMT ile Rumlar (EOKA'cı) arasında birçok kanlı çatışma meydana gelmişti.
Denktaş, 1958-1959 yıllarında Kıbrıslı Türkler'in davasını Londra, Atina ve diğer başkentlerde, Birleşmiş Milletler'de savundu.
Denktaş, Başbakan Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüstü Zorlu'yu ikna ederek TMT Ankara'ya bağlandı ve TMT' nı yönetmek üzere Kıbrıs'a bir subay heyeti gönderildi. İlk komutan Yarbay Rıza Vuruşkan 1Ağustos 1958' de göreve başladı. Bir savunma örgütü olarak etkin bir mücadeleye başlayan Kıbrıs halkı Enosis'ten kurtuldu ve bağımsız bir Kıbrıs devleti kurulmasıyla sonuçlandı.
EOKA'nın CİNAYETLERİ BAŞLIYOR
EOKA'nın Türk TMT ve İngiliz yönetimine yönelik cinayetlerinde önemli olaylardan biri 1958'de Ferruh Cambaz isimli bir Türk'ün Lefkoşa'da öldürülüşüdür. Cambaz, İngiliz Sömürge yönetimi'nde görevliydi ve Lefkoşa Komiserliği'nde çalışıyordu. (Bu büronun bulunduğu bina şimdi KKTC Cumhurbaşkanı'nın ofisidir) Türkçe'nin yanı sıra İngilizce ve Rumca da bilir ve Komiser Clement'e gezilerinde refakat ederdi. Dört çocukları vardı. Ermu Sokağı'nın sonundaki Tahtelkale'de yaşıyorlardı. Evlerinin bulunduğu yer Rum bölgesiydi. Bir sabah çocuklarıyla vedalaşıp bisikletiyle işe giderken çok yakın mesafeden kafasının arkasından vuruldu.
EOKA, Türkler'i adadan kovmak, İngilizler'e karşı onları Kıbrıs'tan çıkarmak ve adayı kendilerine teslim etmelerini sağlamak amacıyla terör uyguluyordu. Kıbrıslı Rumlar'a karşı da terör silahını kullanıyor, ENOSİS (Kıbrıs'ın Yunanistan'a katılma hedefi) yolunda yürümeleri, teröristleri desteklemelerini sağlamak için baskı uyguluyordu. Makarios (Başpiskopos) Mihail Muskas (İngiliz askerleri ona Micky Mause (Miki Fare) der.) Kıbrıs'ı Yunanistan'la birleştirmenin ENOSİS'i elde etmenin tek yolunun şiddet olduğuna karar verir ve Yunan Ordusu'ndan Albay Rütbesi ile ayrılan bir Kıbrıslı George Grivas ile güçbirliği yaptı. EOKA ENOSİS adına hareket ediyordu. Para, silah, organizasyon ve propaganda konularında direkt Yunanistan'dan destek alıyordu.
KIBRIS CUMHURİYETİ KURULDU
İngiliz Sömürge Yönetimi'nden sonra 1959 yılında Londra-Zürih Antlaşmaları imzalandı. Antlaşmayı Türkiye, İngiltere, Yunanistan, Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk tarafları imzaladı. 18 ay sonra anayasa hazırlanabildi. Makarios Cumhurbaşkanı, Dr.Fazıl Küçük yardımcıydı. Tüm memuriyetler, polis, meclis70'e 30 oranında paylaşılmıştı. 35 milletvekili Rumlardan.15 milletvekili Türklerden oluşuyordu. Garanti anlaşmaları, İngiltere, Yunanistan ve Türkiye tarafından imzalandı. 15 Ağustos 1960 akşamı İngiliz Vali Sir Hug Toot adayı Çhichester fırkateyni ile terk etti.
Cumhuriyet kuruldu kurulmasına ama iki gün sonra İngiliz hapishanelerinde tutuklu bulunan başta elebaşları Nikos Sampson bulunduğu halde 20 EOKA teröristi serbest bırakılarak adaya döndü. Türkler'i tedhiş ve sindirme hareketi devam etti. 1960 yılında KANLI NOEL'de Türkler'i katlettiler. Makarios, diğer yöneticiler EOKA terör örgütü adayı Yunanistan'a katmak için bütün gücüyle çalışıyordu. Terör olayları artmış, Türkler gettolara hapsedilmiş, ilaç sıkıntısı, gıda sıkıntısı artmış, Kıbrıs artık Türkler için çekilmez bir hal almıştı.
AYŞE TATİLE ÇIKTI
1974 yılında Türk Hükümeti Başbakan Ecevit'in talimatıyla Londra'da girişimleri sonuçsuz kalınca Londra'dan telefonla Ayşe Tatile Çıkıyor kodlamasıyla Türkler'i zulümden kurtarmak, Kıbrıs'ın Yunanistan'a katılmasını önlemek ve anlaşmaların tanıdığı garantörlük haklarından yararlanarak adaya asker çıkardı, harekat yaptı, kuzey kısmına hakim oldu. Adada askeri harekattan sonra Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu.
1983 yılına kadar barış ve huzur devam etti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 15 Kasım 1983 tarihinde kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti ve Pakistan tanıdı. Daha sonra ABD'nin baskısıyla tanınmayı geri aldı. Türk halkına ambargolar, izolasyonlar başladı. Yeni Türk Devleti ve Türk halkı birçok zaman hak etmediği baskılar ve Avrupa devletlerinin haksız uygulamalarına maruz kaldı. Rum tarafı pohpohlandı. Bu defa da adayı Avrupa'ya, AB'ye bağlama çalışmaları başladı.
TÜRKİYE İLLA AB DİYOR
Türkiye mutlaka Avrupa Birliği'ne Hristiyan Kulübü'ne üye olmak istiyor, AB "Muktesebatına uy, madenlerine el koyayım, vakıfların imtiyazlarını tanı, mülk tapusuna izin ver" ruhban okulunu aç, patrikhaneyi ekümenik say, etnik unsurlara özerklikler, özgürlükler ver (Irak'ta ABD ile AB'nin halka verdiği gibi) Ha bu arada Kıbrıs'ı da vereceksin diyor.
ANNAN PLANI HAZIRLANIYOR
Türkiye'yi Kıbrıs'tan dışlamak, Türk halkını Kıbrıs'ta eritmek, su kaynaklarını Rumlar'a vermek, ada yönetimini Rumlar'a vermek, Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne kabul etmek için, 40 yıllık Denktaş'ın kazandığı davanın kazanımlarını geri almak için BM Genel Sekreteri Annan plan hazırlıyor veya AB'ye hazırlatılıyor.
DENKTAŞ TEK BAŞINA
Planın referanduma götürülmesi isteniyor, AB tarafından Türkler "Evet" derse Türkiye ve Kıbrıs AB Cennetine girecek, her taraf güllük gülistanlık olacak, izolasyonlar, ambargolar kalkacak daha neler olacak neler…Bu arada Kıbrıs'ta Denktaş'ın haykırışlarına rağmen Türk gençleri kızlı erkekli sokak gösterilerinde Annan planı için "Evet" sesleri yükseliyor. Gösterilere ABD , AB temsilcileri ve Avrupa'dan ileri gelenler çok sayıda gazeteci eşlik ediyor.Diğer partiler Denktaş'a muhalefet ediyor. ABD, ve AB fonlamaya başlıyor, kesenin ağzı açılıyor, ve gençler, coşkuyla mitinglere ktılıyor, katılanlar, günlük 20 euro alıyor, aldıkça "evet" sesleri daha da yükseliyor.
Karen Fogg (AB temsilcisi); "Denktaş'ı yıpratın, Kıbrıs Türkleri ile Ankara arasındaki bağları kopartın, Kıbrıs Türkleri kendi kaderlerini Ankara'dan bağımsız olarak tayin etmeli, bu amaçla gerekirse sokaklara dökülmelidirler'' diyor. Karen Fogg; "Bu işin mali boyutu halledilmelidir" diye teklif ediyor. Para muslukları açılıyor, AB kaynakları, Amerikan parasıyla birlikte yoğun bir biçimde Annan Planı'na yandaşlık edenlerin emrine giriyor. Muhalefet organı bir gazetede muhalif bir yazar şöyle diyor; "30 kişiydik bizi Amerikan Conflict Resolution eğitti,bizde 3.000 kişi eğittik, bazılarımız maaşa bağlanmıştı." Aslında sadece bazıları değil, binlerce insan, ya maaşa bağlanmış ya da şeklen meşru gibi gösterilen, ancak, özde siyasal rüşveti ayyuka çıkaran yöntemlerle paraya boğulmuştu..
İstanbul medyası yoğun propagandaya başladı. Haber programları, açık oturumlarda, "evet" furyası almış yürümüştü. ''yes be annem'' de ısrar ediliyor, Denktaş'a yoğun baskı başlamıştı. Denktaş'ta illa "Evet" demeliydi. O da 40 yıllık meselesini inkar etmek istemiyor, Türk halkının kazanımların (nerede hazırlandığı belli olan bir takım fonlarla desteklenen) bir anda yok edecek Annan Planı'na illa "hayır" diyordu. Bu arada Türkiye'den bir ses geldi, "Aman Denktaş, ne yapacaksan kendi ülkende yap, benim ülkeme gelme". Türkiye-Kıbrıs artık senin ülken-benim ülkem oldu. Talat bir konuşmasında; "Kıbrıs'ın abartıldığı kadar stratejik önemi olduğuna inanmıyorum" diyordu.
DENKTAŞ'A HASTA YATAĞINDA BASKI YAPILIYOR
ABD'de kalp ameliyatı olan Denktaş'a henüz nekahat dönemi geçmeden Annan Planı'nı imzalaması için baskı yapılıyor. Birleşmiş Milletler Kıbrıs Temsilcisi De SOTO, Planı imzalamasını ısrar ediyor, AB baskı yapıyor,Türkiye baskı yapıyor, fonlanmış halk baskı yapıyor, O illa da "hayır" diyor.
Çünkü 40 yıldan beri bu davayı yürütüyor, gerekirse cepheye gidiyor, siperlerde savaşıyor, Kıbrıs'ta taviz vermekle Türkiye'nin AB'ye giremeyeceğini biliyor, ambargoların izolasyonların Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üzerinden kalkmayacağını, Türk halkının haksızlıklardan kurtulamayacağını biliyordu. Kıbrıs'ın AB'ye peşkeş çekileceğini, Türk halkının zamanla eritilip yok edileceğini, Kıbrıs'ın önceden Yunanistan'a bağlanması düşünülürken şimdi planın kapsamının değiştiğini, Kıbrıs'ın kurtlar sofrasına, AB sofrasına oturduğunu, Türkiye'nin kuşatılacağını biliyor da illa "hayır" diyor.
Yüzde 65 "evet" çıkınca AB yetkilileri; "Biz artık alacağımızı aldık, Kıbrıs Türk halkı AB yanlısı, diğerlerini saymıyoruz" diyor. Talat; referandumdan hemen sonra; "Türkiye'nin AB yolu açıldı" diyor. AB yetkilileri Türkiy'ye; "Limanlarını Rumlar'a aç Türkiye yoksa…" dedikten sonra yeni açıklama geliyor.
"AB'nin Kıbrıs Türkleri'ne yapacağı mali yardımdan 197,5 milyon euro serbest bırakıldı" .
AB emperyalistlerinin kendi ifadeleriyle "Kırbaç ve havuç" politikası devam ediyor.
Bu uğurda hayatını feda eden,ömrünü veren Rauf Denktaş'a Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
Türk Milleti'nin başı sağolsun, Denktaş'lar hep yaşasın…


Ahmet MEYDAN
       Çan İbrahim Bodur Anadolu Lisesi Tarih Öğretmeni

DİĞER YAZILAR
İstiklal Yolunda, İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy Ayrıntılar
Atatürk'ün Hayat FelsefesiAyrıntılar
Öğretmenler Günü Kutlu Olsun. Ayrıntılar
Ulu Önderimiz Atatürk'ün Samsun'a çıkışının 92. yılını kutluyoruz.Ayrıntılar
Cumhuriyete Giden Yol Ayrıntılar





Sami Gül
samigul48@hotmail.com