GAZİLER GÜNÜ
"ŞEHİTLER NURLANMIŞ GAZİLER ONURLANMIŞ ŞAHISLARDIR."
Milletleri millet yapan bir takım değerler vardır. Bu değerler o milletin harcıdır, tutkalıdır. Olmazsa olmazıdır. O değerlerle yaşar, o değerlerle nefes alır. Millet olmanın bilincine varır.
Milletlerin iç dinamiğidir. Güç kaynaklarıdır. İşte bu değerlerden bir tanesi de GAZİLİKTİR.
Gaziler günü ülkemizde19 Eylül günü düzenlenmektedir. Türkiye gazileri 19 Eylül 1983 tarihinde "Türkiye Muharip Gaziler Derneği"altında bütünleşmişlerdir. 19 Eylül aynı zamanda Atatürk'e 1921 yılında Mareşallik rütbesi ve gazilik unvanının verildiği gündür. Bun edenle yurdumuzda her yıl 19 Eylül "Gaziler Günü" olarak kutlanmaktadır.
Kelime anlamı olarak; dinine, vatanına ve namusuna tecavüz eden düşmanı defetmek için muharebeye katılan ve gazadan sağ salim dönenlere verilen bir sıfattır; unvandır. Türk Milleti için "Şehitler nurlanmış"Gaziler onurlanmış"şahıslar demektir.
Anadolu'nun Türkleşmesi ve Müslümanlaşması süreciyle sefer düzenleyen Türk akıncıları tarafından yaygın olarak kullanılmaya başlayan GAZİLİK unvanı 1000 yıldır Türk milletinin gururla ve şerefle taşıdığı bir unvan olmuştur. Anadolu'nun Türkleşmesi için Anadolu'ya göç eden Gazi Alperenler bu kavramı gelenekselleştirdiler ve 1000 yıldır Anadolu'muzu savunan ecdadımızın şerefle taşıdığı bir unvan haline getirdiler.1000 yıllık Anadolu tarihimize baktığımızda Türk milleti hiçbir vakit gazisiz kalmamıştır ve düşmanları bu memlekete yan gözle baktığı sürece bunlarla mücadeleye devam edecek ve gazisiz de kalmayacaktır.Vatan bölünmesin,bayrak inmesin diye doğu ve güneydoğumuzda terörle mücadele edip sağ olarak terhis olan gazi Mehmetçiklerimizden her birine memleketimizin en ücra köşesinde bile rastlamak mümkündür.Çok şey borçlu olduğumuz bu gazilerimize gereken hürmeti ve saygıyı onlara vefa borcumuz gereği göstermemiz gerekir.Onların dertlerini, sıkıntılarını hafifletmek, hallerini,hatırlarını sorarak gönüllerini almak gazilerimize olan borcumuzdur.Unutmayalım ki başımızı yastığımıza koyup huzurla uyuyabiliyorsak bunu gazi güvenlik kuvvetlerimize borçluyuz.
Ecdadımız ÖLÜRSEM ŞEHİT, KALIRSAM GAZİYİM düsturuyla savaşmış, canını ortaya koymuş, en büyük miraslardan birisi olarak bize bu yüce unvanları bırakmıştır.
İstiklal Şairimizin;
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker,
Gökten ecdat inip öpse o pak alnı değer.
dediği gibi Malazgirt'te, Kosova'da, Çanakkale'de, Dumlupınar'da, Sakarya'da Kıbrıs'ta canla başla mücadele eden kahramanlarımıza, şehit ve Gazilerimize layık birer vatan evladı olmak boynumuzun borcudur. Nihayet, Sakarya Meydan Muharebesinde gösterdiği büyük kahramanlık sonucu başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 19 Eylül 1921 tarihinde Mareşallik rütbesiyle birlikte GAZİLİK unvanı da verildi.O da bu unvanı ömrünün sonuna kadar gururla ve şerefle taşıdı.
Bu duygu ve düşüncelerle; gazilerimizi anma günü münasebetiyle toplandığımız bu günde, birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde, şehit ve gazilerimizi anarak birlik ve beraberliğimizin daha da pekişmesine vesile olmasını temenni ediyoruz. Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bütün şehit ve gazilerimizi bir kez daha minnet ve şükranla anıyoruz.
Halit ALTIN
       Çan Lisesi Tarih Öğretmeni

DİĞER YAZILAR
Mehmet Akif ErsoyAyrıntılar
18 Mart Çanakkale Deniz ZaferiAyrıntılar
Türk'ün kanıyla yazdığı destan ÇanakkaleAyrıntılar








Sami Gül
samigul48@hotmail.com