VEDA EDERKEN..!

Sayın Kaymakamım, Sayın Garnizon Komutanım, Sayın Belediye Başkanım, Değerli öğretmen arkadaşlarım.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 1928 yılında Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul buyurdukları tarih olan 24 Kasım'da kutlamakta olduğumuz Öğretmenler Gününde emekli öğretmenler adına konuşma yapmak üzere huzurlarınızdayım. Sözlerime başlamadan önce hepinizi
saygıyla selamlıyorum.
10 Ocak 1979 yılında başlayıp yaklaşık 32 yıla yakın devam eden meslek hayatımda Anadolu'nun çeşitli köşelerinde görev yaptım. İlk görev yerim olan Adıyaman ili Gerger ilçesi Budaklı Köyü'nde Anadolu insanımızın sıcak ilgisi ile tanıştım. Tekirdağ Malkara İlçesi Elmalı Köyünde Trakya insanının çalışkanlığı ve dostluğunu tanıdım. Muğla Merkez ilçe Çatakbağyaka Köyünde dolu dolu geçen tam 4yıl! Merkeze 38 km uzaklıkta orman içinde şirin mi şirin bir yerleşim merkezi. Fakat o insanların sıcak dostluklarını kazanmanın mutluluğunu hala yaşıyorum. Rotasyon uygulaması sonucunda Diyarbakır Lice ve Bismil ilçelerine bağlı Duru ve Koğuk köylerinde doğu insanını daha iyi tanıyıp ölümün soğuk yüzünü hissettim. Diyarbakır'da hain eller tarafından katledilen Emin AYDIN'ı tanıdım. 3 yıla yakın bir süre yakın köylerde görev yaptık. Rahmetli İlk atama olarak gelmişti ama benim gibi geri dönmek nasip olmadı. Nur içinde yatsın.
1990 yılında nihayet Çanakkale'ye gelebildim. Kadılar ve Kocayayla köylerinde çalıştım. 1994 yılında naklen geldiğim Cumhuriyet İlköğretim Okulunda yaklaşık 17 yıla yakın bir süre Müdür Yardımcısı ve Müdür Vekili olarak çalıştıktan sonra geçen Temmuz ayında emekli oldum.
Mesleğe yeni başlayan genç arkadaşlarım, sizleri inanın ki biraz şansız görüyorum. Bu şanslığınız ne bugünkü ekonomik, sosyal ve kültürel problemlerinizden, ne de Eğitim ve öğretim iş kolundaki sendikaların yaptırmış oldukları anket sonuçlarından, ne de fiziki çalışma şartlarınızın yetersizliğinden, ne de öğretmenler odasında uzman öğretmen, kadrolu öğretmen, sözleşmeli öğretmen veya ücretli öğretmen olarak sınıflandırılmanızdan. Sizler gaz lambası ışığında ertesi güne ait günlük plan yapmanın veya büyük kareli kağıda yapmış olduğunuz yıllık planı sınıf duvarına asmanın mutluluğunu tadamayacaksınız. Sınıf öğretmen olan arkadaşlarım belki de birleştirilmiş sınıflarda eğitim öğretim yapmanın zevkini de yaşayamayacaksınız
21. yüzyıl Türkiye'sinin gençliğini yetiştirecek olan siz değerli öğretmenlerim; değişen dünya şartları ve gelişen teknoloji karşısında kendinizi sürekli olarak yenileyiniz. İlk göreve başladığınız günkü gibi hala kara tahtada tebeşirle yazı yazarak ders anlatıyorsanız veya ilk gün öğrencilerinizle paylaştığınız bir okul şarkısını 10 yıl sonra hala paylaşıyorsanız burada bir sıkıntı var demektir. İletişimin hızla geliştiği günümüz şartlarında teknolojiyi mutlaka kullanmamız ve öğrencilerimize tanıtmamız gerekmektedir. Bugün hala kullanılmakta olsa bile, artık kara tahtanın yerini bilgisayar destekli projeksiyon makineleri, akıllı tahtalar almakta.
Değerli öğretmen arkadaşlarım, sınıfa girdiğinizde, ister akıllı tahta kulanın, ister projeksiyon ile slayt gösterisi sunun, ister kara tahtanın başına geçip anlatın,
Yeter ki öğrencilerinize; insan sevgisini, vatan sevgisini, millet sevgisini, bayrak sevgisini, ezan sevgisini kavratıp Atatürk ilke ve inkilaplarını benimsetin.
Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken Ağrı Doğubeyazıt Ortadirek Köyü birleştirilmiş sınıflı İlköğretim Okulu'nda soba yakarken ölen Burçin UYSAL ve Aysun KARALAR öğretmenimle Diyarbakır'da hain eller tarafından katledilen Emin AYDIN ve eşi Zeynep AYDIN'ı Engin EKER'i ve şehit edilen yüzlerce öğretmenizi ayrıca ebediyete intikal eden nice öğretmenlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.
Öğretmenler günümüz kutlu olsun!


Sami GÜL
       Emekli Öğretmen

DİĞER YAZILAR
Bugün Öğretmenler Günü Ayrıntılar
Yeşilay Haftası Ayrıntılar

Sami Gül
samigul48@hotmail.com